Miles Teller etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Miles Teller etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ocak 2015 Pazar

Whiplash


Geçen yıl beni cezbeden iki ayrı film (Inside Llewyn Davis & The Broken Circle Breakdown) de Amerikan folk müziği motifleriyle donatılmış, enfes filmlerdi. Bu yıl da caz müzik sosuyla harmanlanmış Whiplash benim için tadına doyulmaz bir lezzet oldu. Her haliyle olağanüstü Whiplash. Dişlerimi sıkarak, dizlerimi döverek, ellerimi yumruk yaparak, ayağımı ritimlere uydurarak, rahatsız bir şekilde gerilerek seyrettim filmi. Evet gerildim çünkü psikolojik işkencesiyle ürpertiyordu. Ama diğer taraftan azmiyle-inancıyla umut aşılıyordu. Salondan bana ait bir şeyleri o koltukta bırakarak ayrıldım. Kendimi bildim bileli savaştığım ama hep bir yerlerime yapışıp kalan bazı duygularımla bir süreliğine de olsa vedalaştım. Kendime olan inançsızlığımı, erken yılmışlığımı bıraktım salonda. İşte bu dedim ya! İşte bu oğlum! Hayallerin var değil mi? O zaman durma, koş bunların peşinden dedim kendi kendime. Ne pahasına olursa olsun koş. Hiçbir şeyi düşünme. Rezil olmuşsun, yüzün kızarmış, düşmüşsün-kalkmışsın, canın acımış…  Kimin umurunda. Yeter ki çalış, elinden geleni ardına koyma. Ucunda hayalini gerçekleştirmek, doyasıya yaşamak var.